TERMAL İLÇESİ VE KAPLICALARININ TARİHÇESİ

Termal ilçesi adını Samanlı dağlarının kuzey yamacındavadi içinde kurulmuş olan Termal kaplıcalarından almıştır.Çok eski kaynaklarda adı ‘dağ hamamları’olan Termal kaplıcaları Cumhuriyet’in ilk yıllarında banyolar yada kaplıcalar olarak anılmaktaydı. Termal 1930-1940 lara kadar tüm kaynaklarda ‘Dağ hamamı’ ‘kaplıca’’sıcak su membaları’ adlarıyla belirtilmiştir.
1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Kafkaslardan Anadoluya Müslüman halkın göçü başlamıştı.Gökçedere ve Üvezpınar halkı ilk önce Batumdan İstanbul-Sarıyer ve Davutpaşa kışlasına sonrasındada bugünkü yerlerine yerleştirilmişlerdir.Gökçedere halkı, Batumun movadid kasabasından göç eden Gürcü muhacırlardan oluşmaktadır.Üvezpınar halkı ise Gürcistanın Acara bölgesindeki Çıhala vadisinden gelen Magaraoğlu,Köseoğlu,Faslıoğlu,Lepaoğlu,Çuhadaroğlu,Turunçoğlu ve Melekoğlu sülalelerinden oluşmuştur. Üvezpınar halkından bir grup 1925 tarihinde Yenimahalleye yerleşerek bu köyü kurmuştur.İlçeye bağlı Akköy ise Kramürselin 1326 tarihinde Orhan Gazi tarafından fethine müteakip kurulmuş en eski Türk Köylerindendir.İlk yerlileri manav tabir edilen Oğuz Türklerinin Kayı Boyundan Yörüklerin yerleşik hayata geçenlerindendir.

KAPLICANIN TARİHÇESİ

Eski adı Pythia olan Yalova kaplıcaları bir sarsıntısı neticesi,M.Ö. 2000 yılında meydana gelmiştir.Eski Yunan, Bizans,Selçuklular ve Osmanlı devrini yaşayan Yalova kaplıcaları,Kral Konstantin,Kral Justinyen,Sultan Osman,Sultan Orhan,Sultan Hamid ve Sultan Mehmet tarafından muhtelif tarihlrde restore ettirilmiştir.İstanbul tekfurunun kızı Elini Justinyen ile karısı Sofya, Konstantinin annesi İmparotiçe Helen Thedora ve Sultan Mecid’in annesi burada tedavi görmüşlerdir.Yalova Kaplıcalarının ismi Ramseye göre Pyai dir.Haçlı seferini yazanlar ise Hinopolis olarak kaydetmektedirler. Osmanlılar zamanında Hamam olarak adlandırılmıştır.Bitinya kıyısında yaşayan küçük Asya kavimleri yerden fışkıran suların,Garyonej isminde bir ejder olan mabudun himayesinde meydana geldiğini ve bu dumanların gelecekten haber verme gibi bir kehaneti bulunduğuna inanmışlardır.

Herjule den sonra yeraltı yılanı(Askulapipos)sağlık mabudu olarak tanınmııştır.Askulapipos zamanında ve ondan sonra Hurilere rağbet edilmiştir.Mağradan çıkan sıcak suya, buharlara, gayibden haber veren mabur,ejder ve yerine geçen herjüle ile bir çok hurinin varlığına inanmış olan hastalar,bu hurilere sıhhat bulmak için adaklar adamışlardır.

İstanbul Tekfuru Yankobinmadyanın kızı Eleni amansız bir hastalığa tutulur. Babası kızını Yalova’ ya gönderir. Kız,Termal’’de gezmeye çıkıp menbalar civarında bir gün yaralı bir geyiğin önce sıcak suya sonra çamura girmesi ve tekrar gelip yıkanması dikkatini çeker bitkin olan Eleni hergün banyo alıp suları içmek suretiyle iyleşip babasının yanına döner 330 kral Konstantin İstanbulu başkent yaptıktan sonra kaplıcalarda binlerce esir çalıştırarak 6 adet kubbeli hamam, hastane,saray ve kilise inşa ettirir. Kral Justinyenin Yalova’nın imarında önemli çalışmalrı olur ne yazıkki 9.yüzyılın sonlarında başlayıp 13.yüzyıla kadar süren savaş döneminde buraları harabeye döner aferlerle ve savaşlarla birlikte yerle bir olur.Sağlam kalabilen şimdiki Kurşunlu Hamamı olmuştur. Haçlıların Selçuklulara yenilmesi ile Yalova,sultan emri ile Karayalvaçoğulları tarafından 707 yılında zabdedilmiştir.Öteden beri dini inançları ile tanınmış Herjüle, Askulapipos ve Nefn’lerin efsanelerini ortadan kaldırarak mevcut kilise ve heykellerin yerine binalar yapılmıştır.Kaplıcalar, 707-1291 yılları arasında biraz canlanmaya başlamıştır. Sultan Mecid ve Sultan Abdülhamid dönemlerinde kaplıcalar dahada önem kazanır.Cumhuriyet devrinde ise büyük Atatürk’ün emriyle tesisler bugünki modern haline getirilmiştir.

1911 yılında Roma’da yapılan Uluslararası Endüstriyel Fuarı’nda Yalova Kaplıcalarının Termal Suyu altın madalya ile ödüllendirilmiştir.

KURŞUNLU BANYO

16 asır evvel Bizanslılar döneminde İmparator Justinyen tarafından yapılmış,zamanla afetler ve savaşlar nedeniyle toprağa gömülmüş olan (Despot)Kurşunlu Hamamı 1900 yılında Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülhamit’in emriyle üç yılda tamir ettirilmiştir.Hamamın üstü kurşunlarla kaplı olduğu için günümüzde Kurşunlu olarak anılmaktadır.İçinde büyük bir kapalı havuzu sauna,duş ve banyo odaları vardır. Umumi bir banyodur.Kadın,erkek karışık olarak girilmektedir.Banyonun dış cephesinde mermer üzerine yazılı Osmanlıca bir kitabe bulunmaktadır.

VALİDE BANYO

Bizans Kralı Konstantin tarafından altı kubbeli olarak yapılmıştır. Halen üç kubbesi yoktur. Osmanlılar döneminde Sultan Mecit tarafından onarılmış ve saray doktorunun tavsiyesi üzerine annesi burada tedavi gördüğünden bu hamama Valide banyo denilmiştir.Dr.Mellingens (Les eauxorientales 1981) Banyo erkekler ve kadınlar kısmı olarak ikiye ayrılmıştır.içinde aslan ağzı,göbek taşı,havuzu,duş ve kurnaları vardır.