Tekfurun kızı Eleni, İmparatorun eşi Sofia, Derviş Bineva Baba, Herakles’in nedimi Hylas ve Ferhat ile ilgili efsanelerdir.

Derviş Bineva

Türkleri bu havaliyi zaptetmeleriyle İslamiyet buralara giriyor. Bu devirde putperest mabetlerinin, Bizans Kiliselerinin ve azizelerin mezarlarının yerine hamların civarında bir abdal dervişin mezarının kaim olduğunu görüyoruz. “Ali Osman’ın bazı kütübül ahbarına” istinaden eden İdris Bitlisi(1), Lütfü Paşa (2) ve Ali (3) bu derviş hakkında:


1.-Hest Behist – s.222 Türkçe tercümesi Hamdiye Kütüphanesinde 2.-Tevarihi Ali – Osman – 1341 – s. 243. – Künahbar Rükün – 4 – Cüz. S. 35 adlı kitaplar okudukça geniş bilgi vermektedirler. İdris tarafından (Bineva baba), Ali tarafından ise (Abapuş) olarak gösterilen bu derviş bir gün bu havalide çıplak bir halde ve elinde tahta bir kılıç ile belirmiş ve civar halkını İslam’a davet etmiş. Ahali kendisiyle alay etmeye ve “senin elinde bir silah bile yok, ne yapabilirsin” diye söyleme başlamışlar. Hatta bunlardan birisi dervişin önünde durmuş ve “bu tahta kılıçla beni kes bakalım” demiş. Derviş ise Allah’a sığınıp tahta kılıç ile bir darbe indirmiş ve o zatı ikiye bölmüş. Bunu gören halkın bir kısmı kaçmış, bir kısmı ise İslamiyeti kabul etmiş. Lütfü Paşa bu hikayenin sonunda şöyle yazmaktadır: “Masal kelanı derviş ol arayı fethetti. Akibet anda vefa edüb ziyaretgah oldu. Şimdiki halde dahil o hamam yanında olur mezarı şerifi meşhurdur. Ol hamama varanlar ol mezarı ziyaret ederler”çıplak ve elinde ağaçtan bir kılıç ile meydana çıkan bu derviş Heraklesin diğer bir şeklidir. Herakles dahi elindeki sopası ile bir çok ejder ve insan öldürmüştür. Prof. Dr. Besim Ömer ise, dervişin mezarını 16. asırda ziyaret edenler kısmet düğümleri, bez vs. bağladıklarını yazmaktadır.

Homeros, İlyada’sı

Arganaud gemisi, altın Post aramaya giderken Koruköy yakınlarında durur. Aşil, Hellia’yı su alması için Termal’e (Pitia) gönderir. Hellia, iki gün içinde dönmeyince, Aşil kendisi bölgeye gidip Ellia ( ilyas) diyerek aramaya koyulur. Sıcak su kaynaklarını, civarları, Samanlı Dağlarını dolaşır. Not: Günümüzde de Hıdrellez günleri sabahı genç kızlar ellerinde sopalarla dağlara giderek özellikle tenha yerlerde su kenarlarında “Hevli Helas” diye bağırırlar. Aşil’in lalası (Ilyada) Gemlik’ten babasının yanından (evinden) kaçıyor. Gemlik Termal arası yol katederken, yolda iki tapınak ve bir handa kalıyor. Bunların yeri Samanlı Dağlarında Sudüşen Şelalesi yakınlarında olması ihtimali belirtiliyor.


Hylas Efsanesi

Esasen Yunanlılar Heraklesi bir “memba arayıcısı” olarak göstermişlerdir. Mesela Argonavtların efsanesinde Herakles gemiden karaya çıkmış ve su aramıştır. Bitinya’da Kios (Gemlik) de dahi nedimi güzel Hylas ile birlikte karaya çıkmış ve Hylası perilere kaptırmıştı. Kios civarında bir nehrin ismi Hylas idi. Bu havalinin halkı her sene Hylas’ın hatırasına bir şenlik yaparlar ve Arganthonios (Samanlı Dağları) dağlarının derin ve ıssız vadelerini dolaşarak “Hylas, Hylas” diye bağrışırlardı. İhtimal Herakles bu efsanenin meydana geldiği 7.inci asırda Kios vasıtası ile Yalova’ya girmiştir.